HİKAYEM

hikayem fotosu 1

Yıl 2012... Henüz o kadar yoğun değildik, her şey daha yeni başlıyordu. Nereden buldum, nasıl buldum bilmem; Ankara'da bir gümüş takı tasarım kursuna yazıldım. Kursa gidip gelirken, evdeki çalışma masama bir takoz bağlamış, kaynak ekipmanımı edinmiştim bile.

hikayem fotosu 2

Üzerinden yıllar geçti. Ben, evini sırtında taşıyan bir kaplumbağa edasıyla ve hızıyla; gittiğim her yere, taşındığım her eve taşıdım atölyemi. Bazen genişledi, bazen küçüldü. Biraz saklandı, biraz kayboldu ama hep benimle kaldı.  Şimdiye dek "kendim yaptım kendim taktım." şimdi ise Opus Artisan ile atölyeden çıkıp sizlerin eline, koluna, boynuna takılsın diye üretmeye başladım.
Opus Artisan adı simyadan doğdu. Simya cıvayı altına dönüştürmeyi amaçlar. İnsanın simyası da kendi cıvasını altına dönüştürmek değil midir? İşte buradan bakınca her insan kendi Opus Magnumunu inşa eder. Zamanla, emekle...

hikayem fotosu 3

Opus Magnum bir simyacının baş yapıtı, kariyerinin zirvesidir. Opus magnum için dört temel aşamadan geçer simya süreci. Nigredo (Kararma / Çürüme) sürecin başlangıç noktasıdır. İlk maddelerin ısıtılarak kaosa sürüklendiği, siyahlaştığı ve çözüldüğü safhadır. Albedo (Beyazlama / Arınma) kararan maddenin yıkanarak saflaştırıldığı aşamadır. Işığın ve netliğin ortaya çıktığı evredir. Citrinitas (Sararma) ay ışığının yerini güneş ışığının aldığı uyanış ve aydınlanma safhasıdır. Madde artık altına dönüşmeye başlar. Rubedo (Kızarma) büyük eserin tamamlandığı son evredir. Zıtlıkların birleştiği, madde ve ruhun bütünleşerek "altına" dönüştüğü ulaşılan en üst mistik noktadır.

hikayem fotosu 4

Atölyede sert metalle giriştiğimiz yolculuk gibi , insan olarak bizim yolculuğumuz gibi.. O yüzden Opus Artisan oldu yolculuğumun adı. Sakin üretimle, geleneksel yollarla, elimizle gözümülzü ve gönlümüzü bir hizaya sokmaya çalıştığımız bu yolculuğa eşlik ettiğiniz teşekkür ederim.